MANİSA'DA SONDAKİKA. COM  MANİSAHABERLERİ  MANİSAHABER MANİSAGÜNDEM MANİSAGÜNDEMİ MANİSA AJANS HABERLERİ  MANİSA KAZA HABERLERİ MANİSADA DEPREM MANİSASPOR  Manisa'da cinayet  Manisa'da taciz Manisa'da tecavüz  Manisa'da Trafik kazası   Manisa'da intihar  Manisa'da silahlı kavga

GEDİZ NEHRİ‘NDE ÖZELEŞTİRİ

Biz birçok yazımızda Gediz’den söz ettik; konuyu ele alış biçimimiz, kimilerince ‘Gediz adam olmaz; yapıyoruz-ediyoruz diyenler yarın ya koltuklarında olmayacaklarından ya da tedbirler lafta kalacağından inandırıcı değil,’ eleştirilerinin üstüne gitmektir. Kamuda süreklilik vardır. Bu konuda zaman zaman Hükümet’in aldığı tedbirleri ve beklentilerimizi paylaşmıştık. Olumlu gelişmeler de oldu; yapılması gerekenler için önerimizi söyledik. Düşüncelerimiz çevre-insan ilişkisine […]

GEDİZ NEHRİ‘NDE ÖZELEŞTİRİ
28 Ekim 2016 - 7:57 'de eklendi ve 2852 kez görüntülendi.

Biz birçok yazımızda Gediz’den söz ettik; konuyu ele alış biçimimiz, kimilerince ‘Gediz adam olmaz; yapıyoruz-ediyoruz diyenler yarın ya koltuklarında olmayacaklarından ya da tedbirler lafta kalacağından inandırıcı değil,’ eleştirilerinin üstüne gitmektir.
Kamuda süreklilik vardır. Bu konuda zaman zaman Hükümet’in aldığı tedbirleri ve beklentilerimizi paylaşmıştık. Olumlu gelişmeler de oldu; yapılması gerekenler için önerimizi söyledik.
Düşüncelerimiz çevre-insan ilişkisine dair ekolojik çevrim’in hayatımızda ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakla sınırlı değildi.
Gediz deyince, havza bazlı büyük bir bölgenin tarımsal üretimini besleyen doğal bir sera etkisinden söz ediyoruz;
Ancak sadece güzel ve bereketli bir ova’yla sınırlı değil söylediğimiz;
Bir bu kadar önemli olan toprak kalitesi özelliğine göre hem verim, hem fiyat standartlarının yukarıya çekilmesi üzerine fikirlerimizi açıklamak; bir de sanayileşme-şehirleşme ilişkisindeki betonlaşma tehlikesine dikkat çekmek için anlattık-anlatıyoruz.
Bundan da ötesi; Gediz konusunu, yönetim- teşkilatlanma yapısındaki sorunları teşhis ve tedavi sürecindeki aksaklıkların ve başarıların nelere bağlı olduğunu görmek için bir ‘test’ niteliğinde ele aldığımız için takip ediyoruz…
Yani sorun çözme zihniyetinin ipuçlarını vermesi yönünde icraat – sarraflığını göstermesi açısından önemlidir, diye üstünde duruyoruz. Günlük çıkarlar, siyaset ve İdare ahlakı ile Milletin menfaatleri nasıl kurgulanıyor, bunu anlamak için Gediz’i örnek veriyoruz.
Bu hatırlatma üzerinden Gediz Nehri’ nin sorunlarını ele alış biçimimizi, ‘metodolojik’ olarak belirleyerek kısa bir özet geçelim:
-Böyle sıralama üzerinden anlatmaya çalışıyoruz ki, anlamadım-gözden kaçtı olmasın!-

1-Öncelikle Gediz Havzasının korunması yönünde ‘Kirlilik’ riski birinci derecede önemlidir. Çünkü Nehir yaklaşık 20 yıldır aşırı bir kirlilikle akıyor. Arsenik yükselişi önemli bir orana ulaştı; kimyasal zehir ‘absordetinasyon’ –kendiliğinde temizleme- imkânı kalmayan bir akarsudan söz ediyoruz.
Gediz’in adı, artık bir dördüncü dereceden ‘kirli-sudur!’ Bunun anlamı ‘su kullanılamaz’ anlamındadır.  İçinde krom, fosfor, nitrat, kurşun gibi ağır metaller var. Üstelik bu topraklarda sulama yapılmaz diye bağıranlara inat, sulama birliklerine ‘parayla’ buradan kanal açılıyor; sonra bu nehrin kenarında ıspanak, üzüm, domates- maydanoz üretiliyor… Bu yiyecekler de toplum sağlığımızı tehdit ediyor.
Çözüm için:
Dere ıslahı, sulama göletleri açılması, yer altı sondaj usullerine getirilen sınırlamalar; ziraî ilaç kullanım ve atıklarının düzenlenmesi; sanayi bölgelerinin artıma tesisleri, yan sanayi gelişme sahalarındaki çarpıklıklar ve aspest kalıntıları; mücavir kadastro tespitindeki faaliyetlerin rant ve plansız alt-yapı yapılaşma sorunları… gibi başlıkları ele aldık ve Hükümetin – ve yerel İdare’nin- son yıllarda önemli uygulamalar geliştirdiğini söyledik.

Mesela, arıtma ve katı atık bertaraf tesisleri hızla hayata geçiriliyor; ortak atık su arıtma tesisleri kurulmadan, imar planlaması, firma ya da Organize bölgeler veya kentsel mimari projelere göz yummamak gerekiyor… Sentetik İlaç kullanımını da buna dahil edebilirsiniz, zeytin kara-suyu’ nun akıtılmasını da; filtreleme sistemlerinin takibini de. -Bu konu mikro ölçekte, su kanallarına karışabilecek kanalizasyon şebekelerinin açılmasının, maden işleme tesislerinin, kirli suların dere ve nehirlere karışmasının engellenmesini; bertaraf tesislerinin kurulum ve hacim itibariyle gösterilen yer ve imha ekipmanlarının çevre ve ekonomik büyüklüklerinin iyi hesaplanmasını içeriyor.-
Biz bu tür önlemleri içeren stratejilerin bütününe, bölgenin Tarımsal Sit Alanı belirlenmesine dönük çalışmalar olarak gördük.
İşte tam da bu başlık üzerinden bir kanun tasarısı hazırlandı; ancak sanırım henüz Bakanlık imzasına açılmadı.
Buna göre beklentimizi söyleyelim;  Manisa Gediz Havzası Tarımsal Sit Alanı belirlenmelidir.
Herhalde anlaşıldı?

2-
Gediz’i ele alıyorsak, sadece Havza ıslah çalışmalarını değil, Nehrin içinden geçtiği tüm iller-ilçeler için geçerli olacak bir bölgesel gelişim modelinden de söz ediyoruz.
Yani Gediz Eko-sistem’inin ele alınmasında ‘stratejinin çalışması,’ sadece kirlilik üzerine yoğunlaşmak değil; bununla beraber toprak kalitesi ve sulama projelerine ilişkin bürokrasinin bir alt-yapı yatırımı olarak hangi kurum ve yetkiyle nasıl bir uygulama sorumluluğunda kontrol edilebileceğine ilişkin organizasyon işlerliği gerektirir.
Örnek verelim.
Mesela Gediz Ovası’ nın kapalı sistem Sulama Projesi’ ni hayata geçireceksiniz… Bugün açık kanallarla yapılan sulama, Menemen Ovası dahil, Gediz’ deki 113 bin hektar alanda yeraltına alınacak; vanalar açıp-kapanarak her tarlanın başında 12 ay boyunca basınçlı su olacak.
Bunu yapmak bile anlamda bölgesel gelişim planı ve su kaynaklarına erişim politikalarının birleştirilmesidir; yani ‘Manisa Ovasında planlama yetkisi’ nin tek elde toplanan yönetim tarzıyla idare edilmesidir.
Peki bu konuda neler yapıldı-yapılıyor?
Önce Türkiye genelinde ‘havza’ tanımına uyan yerler belirlendi ki Manisa, 25 Havza bölgesinden biriydi. Gediz’in de içinde bulunduğu 11 tanesinin eylem planı hazırlandı. -Bu konuda, 08/07/2013 tarihinde, ‘Havza Eylem Planı’ başlığında bir yazı kaleme almıştık… –
Bu başlıkta yapılan ve yapılmak istenenleri, en azından mevzuat açısından sıralayalım;
Önce Gediz Havza Yönetimi teşkil etti; sonra su kanunu çıkarıldı. Bunlar Su Koruma Genel Müdürlüğü ‘nün eylem planı içindeydi. Ardından Gediz Ovasında yapılacak yatırımlar çevre hassasiyeti dikkate alınarak belirlendi.
Bu esaslar ışığında;
a)‘Günlük Maksimum Toplam Yük Yaklaşımının Gediz Havzasına Uygulanması Projesi’ ortaya çıkarıldı. Bunun için Gediz Havzasının özümleme kapasitesi belirlenecek; yani suyun kendi kendisini temizleme kapasitesi bulunmaya çalışılacaktı. Buna göre teknik anlamda, mevcut su kalitesine uygun olarak noktasal ve yayılı kireçler için deşarj değerleri belirlenecek, yük sınırlamalarına saptanacaktı.
b) ‘Bütüncül’ bir bakış açısı ile Gediz Havzasının topografyasının çıkarılması ve Ekolojik çevrenin korunması ve gelişimi ele alınacaktı.
c)‘Havza Eylem Planı’ başlığında Manisa Büyükşehir ile Gediz bağlamında betonlaşma ve imar planları ile bölgesel yakın çevre gelişimindeki şehirleşme ile;
Sanayileşme ile tarım ekonomisi dengesindeki kalkınma stratejilerindeki belirlenmesi gerekiyordu.

Yukarıda sıralamadığımız başlıkları özetleyen bir çalışma geçen hafta, Gediz Havzası Yönetim Planı hazırlıklarını içeren bir toplantıda tartışıldı.
TÜBİTAK tarafından desteklenen, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Gediz Havzası Nehir Yönetim Planı Hazırlanması Projesi ‘ n de çok önemli değerlendirmeler yapıldı.
Nitekim Gazetemizin 25 Ekim 2016 günkü nüshasında da yayınlanan konuşmalarında, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Sayın Cumali Kınacı şu açıklamalara yer verdi:
‘’  Gediz Havzası’nı biliyoruz. Belli bir kirlilik azalması olsa da hala kirli. Bu kirliliği kabul edilebilir seviyenin altına düşürmek için çalışmalar sürüyor. Bundan dolayı kapsamlı çalışmalar yapmak ve bunları birleştirerek, entegrasyonunu yaparak uygulamak gerekiyor. İlk olarak Türkiye’deki 25 havzada koruma eylem planları tamamlandı Bu planlarla her bir havzada su kalitesini korumak için yapılacak eylemler neler? Bu eylemlerin sorumlu kurum ve kuruluşları hangileri? Bunlar belirlendi. Bu eylemleri gerçekleştirmek maksadıyla iş planları hazırlandı. Bizler bunları bir kitap halinde topladık. Bu kitaplarda her bir eylem ve bu eylemi yapacak sorumlu kuruluşlar ve hangi tarihte yapacakları belli. Bundan sonra havza heyeti toplantılarında sadece bu eylemleri sorgulamak gerekiyor. Burada yazan eylemlerden hangileri gerçekleşti, hangileri gerçekleşmedi? Gerçekleşmediyse gerekçeleri neler? Bunların tek tek ortaya konulması gerekiyor.” dedi.

Biz yazının giriş kısmında ne söylemiştik, hatırlatalım:
‘Sorun çözme zihniyetini anlamak için, günlük çıkarlar, siyaset ve İdare ahlakı ile Milletin menfaatleri nasıl kurgulanıyor, bunu anlamak için Gediz’i örnek veriyoruz, dedik…
Buna göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Sayın Cumali Kınacı söylediklerini karşılaştıralım:
‘’(Gediz ve Havza yönetimi konusunda) Her bir eylem ve bu eylemi yapacak sorumlu kuruluşlar ve hangi tarihte yapacakları belli. Bundan sonra havza heyeti toplantılarında sadece bu eylemleri sorgulamak gerekiyor. Burada yazan eylemlerden hangileri gerçekleşti, hangileri gerçekleşmedi? Gerçekleşmediyse gerekçeleri neler? Bunların tek tek ortaya konulması gerekiyor.”
İşte biz de bu nedenle Gediz konusunu, yönetim- teşkilatlanma yapısındaki sorunları teşhis ve tedavi sürecindeki aksaklıkların ve başarıların nelere bağlı olduğunu görmek için bir ‘test’ niteliğinde ele aldığımız için takip ediyoruz…

Gazetemizin 25 Ekim 2016 günkü nüshasında yayınlanan, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Gediz Havzası Nehir Yönetim Planı Hazırlanması Projesi ‘nde yaptığı konuşmada Manisa Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin de önemli açıklamalarda bulundu. Buna göre;
‘’Havza Yönetim başkanlığını üstlendiğimiz Gediz Havzası’ nda valilik olarak kirlilik baskısının azaltılması ve giderek sıfırlanması noktasında Veliliğimize bağlı kuruluşlar, komu valilikler, belediyeler, MASKİ, ve diğer paydaşlarla yoğun bir şekilde işbirliği yapıyoruz ve projeler üretmeye çalışıyoruz;’’ diye konuştular.
Durum çok açık-net:
Ne vaat edilip ne yapıldığını; geçmişte ne söylenip, bugün ne olduğuyla ilgili bir karşılaştırma yapamazsak, işler ilerlemez. ‘Havza Eylem Planları’ uygulanırken aksaklıkların iyi incelenmesi gerekiyor. Buna göre, sorumluluk verilen işlerle ilgili görev alanlarına tahsis edilen yetkililerin ‘performanslarını’ objektif olarak ele almak zorundayız;
Uzun-uzadıya laflara, rakamlara gömülmeye gerek yok;
Bu konuda görev yüklenenlerin meslekî – bürokratik özeleştirindeki en önemli kriter, Gediz Havzası’ndaki kirlilik ölçüm değerleridir!

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
google5ddbd6b0541026f5