TAŞIMALI EĞİTİM VE KÖY ÇOCUKLARI

TAŞIMALI EĞİTİM VE KÖY ÇOCUKLARI Manisa’nın özellikle Yuntdağı köylerinde taşımalı eğitim konusunda bir sıkıntı yaşanıyor; iddialara göre sorun mevzuattan kaynaklanıyor; buna göre Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin uzak kırsal mahallelerine otobüsle ulaşım sağlaması sebebiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu yerler için taşımalı eğitim ihalesi yapmamış… Neticede ilk ders zilinin çaldığı gün Okullarına yüzlerce öğrenci gidemedi. Sadece […]

TAŞIMALI EĞİTİM VE KÖY ÇOCUKLARI
23 Eylül 2016 - 11:22 'de eklendi ve 1680 kez görüntülendi.

TAŞIMALI EĞİTİM VE KÖY ÇOCUKLARI

Manisa’nın özellikle Yuntdağı köylerinde taşımalı eğitim konusunda bir sıkıntı yaşanıyor; iddialara göre sorun mevzuattan kaynaklanıyor; buna göre Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin uzak kırsal mahallelerine otobüsle ulaşım sağlaması sebebiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu yerler için taşımalı eğitim ihalesi yapmamış…
Neticede ilk ders zilinin çaldığı gün Okullarına yüzlerce öğrenci gidemedi.
Sadece Yuntdağı bölgesindeki Davutlar, Karakılınçlı, Muslih, Örencik ve Karaveliler mahallelerinden, ki bu köylerin bazıları 25-30 kilometre uzaklıkta; taşımalı eğitim nedeniyle mağdur olan öğrenci sayısı 80.
Benzer sorun Saruhanlı’ nın Alibeyli Mahallesi’nde de yaşanıyor… Bunlar basına yansıyanlar. Eminim henüz seslerini duyuramayan başka mahalleler ve çocuklar da vardır.
Düşünün, bu çocukların, iptal edilen servis araçları sebebiyle ilk eğitim-öğretim gününe yetişememelerinin, gidememelerinin vebalini kim çekecek?
İnanın artık işin sonunu düşünmeden ortalığı karıştırmanın alışkanlığa dönüşmesinden ıstırap duyuyoruz. Yani bir karar alıyorsan yerine ne koyacaksın bunu bilmek lazım.
Bakın buradaki meselede Bakanlık veya Büyükşehir arasındaki yetki sorunları beni ilgilendirmiyor; nitekim Büyükşehir Genel Sekreterinin açıklamasına göre ise kendilerine böyle bir mecburiyetlerinin olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz; o zaman kabahatli kim?…
Veliler isyan ediyor; (20 Eylül 2016 Salı günkü Hayat Gazetesi):
‘Servislerin iptal edilmesiyle öğrencilerimize verilen yemekler de kalktı. Sözde eğitim ücretsizken bu çektiğimiz sıkıntıların çözümünde bize neden yardımcı olmuyorlar?’ diyorlar.
Vaziyet şu;
Okullara uzak kalan bu köy çocuklarının aileleri bugün kendi imkânları ile okula gönderse en az 150 TL yol parası vermek zorundalar.
‘Bu yörelerin insanların tamamı asgari ücret ile her gün sanayiye gider gelir veya tarlalarda günlük yevmiye ile çalışır. Öğrencilerimize yol parası mı yoksa yemek parası mı yetiştireceğiz?’ diyorlar.
Üstelik bu çocukların bazıları sabahçı; yani okula gidebilmeleri için sabahtan 05:30-06.00 ‘da kalkmak zorundalar.
Kış aylarının kar-yağmur çamurlu yollarında dağdan-bayırdan yola çıkmak için yürüyen, otobüs bekleyen çocukların halini bir düşünün; hem belediye otobüsü gelse bile okullarının önüne bırakmıyor, belki alt-üst yol, cadde, sokak geçmek zorunda kalacaklar ve bu öğrencilerin bazısı 6 yaşında.
Onların anayolda yürüyüp, üst geçidi geçerken nasıl güvenli bir yol izleyeceklerinden emin olabilirsiniz?
Bunları hiç dikkate almadan servis araçlarını kaldırdım demekle olmuyor işte.
Yahu her şey bir tarafa yollarda sarkıntılık iddiaların çoğaldığı bir dönemdeyiz; bırak yolda caddede, otobüste bile gözü dönmüş hayvanlar var, tacizde bulunuyor.
Sonuçta elbette bu taşımacılık sorunu giderilecek. Zaten Vali Güvençer mağdur Velilerin yüreğine su serpmiş, bir açıklama yaparak Milli Eğitim Komisyonlarının tekrar bir değerlendirme yaptığını söylemişler.
Ama lütfen bu kararın düzeltilmesinde birileri, ‘yanlıştan dönüldü’, ‘insiyatif aldık durumu düzelttik;’ ‘devletin şefkatli eli her zaman çocuklarımızın yanındadır…’   gibi politik kazanca dönüştürmeye kalkarsa inanmayın; çünkü bu konuda sırıtan esas kavram, ‘hizmet’ anlayışındaki zihniyet ve organizasyon bilincinin gelişmemesi…
Ne demek istediğimizi bir örnekle anlatalım; mesela Japonya’dan örnek verelim ki, hani milli-manevi değerlere bağlı bir memleket diye bilindiğinden söylüyoruz;
Haber 09/01/2016 tarihindeki gazetelerde hatta televizyonlarda yer aldı;
’Japonya’ nın en kuzeyinde bulunan Hokkaido adasındaki Kami-Şirataki tren istasyonu sadece lise öğrencisi bir kız için açık tutuluyormuş…
‘Hattı işleten Japon Demiryolları her gün okula gidip gelmek için treni kullanan lise öğrencisini mağdur etmemek için trenin istasyona geliş-gidiş saatlerini kızın okul saatlerine göre ‘ayarlamış…’
İşte zihniyet farkı budur!
Zihniyet farkı, yönetim farkı; organizasyon farkı işte bu…


Acımasız olmayalım, bizim Milli Eğitimimizdeki sorun, ki bu Bakanlık yoğun eleman istihdamı, tedariki, lojistiği, karar süreçleri ile elbette çok zorlu bir sorumluluğu üstüne almıştır… tek başına bir Bakan, Müsteşar, İl Milli Eğitim Müdürü, Komisyonlar, Öğretmenlerin üstüne atılacak bir sıkıntıyla çözümlenemez…
Fakat, mevzuatla ilgili bir sorunun, eğitimin ilk gününde, okulların açılmasıyla fark edilivermesindeki işgüzarlığı nasıl tanımlayacağız, siz söyleyin?
Japonya’ da tek bir lise öğrencisi için koca bir tren hattı açık tutulurken biz dolmuşla gidilecek yerlerdeki öğrencilerin ulaşım masrafının altından kalkamayacak mıyız Allah Aşkına!
Bu mesele neye benziyor biliyor musunuz? ‘Hani şu okullar olmasa Milli Eğitimi ne güzel idare ederdim,’ diyen bir zihniyetin aynısı, ‘şu çocuklar olmasa taşımalı eğitimi ne güzel yapardım,’ demekle eş…
Yahu ihtiyaç olmasa bu öğrenciler neden kendilerini köylerinden alıp-geri getirecek dolmuş istesinler ki?
Bize göre bu durumda;
Ya ‘yönetim sistemi’ yanlıştır; ya ‘yönetim zihniyeti’ eskimiştir veya ‘görevi kötüye kullanmanın alışkanlığa dönüşmesi’ vardır, yani ‘işgüzarlık olabilir, -çünkü bu kadar ardı-arkasına sorumsuzluğun takdir edilmesi anlaşılır bir iş değildir,-
Ya da liyakat bozuktur… Yani dönemin gerektirdiği başarı ölçüsüne dikkat etmiyorsunuzdur.
Veya eğitimden anladığınız şey, benim anladığımdan farklı bir şey…!
Gari susuyorum; yoksa çok şeyler söyleyeceğim…

Kısaca özetleyeyim:
Siz köy çocuklarında bile taşımalı eğitimde bu kadar sorun çıkarıyorsanız, bence hizmet kalite standartlarınızı iyileştiren eğitim gönüllülüğüne daha fazla değer verirseniz, daha faydalı olur;
Aksi halde okulları çocuklardan boşaltın, bak o zaman ne güzel Milli Eğitim’i idare ediyorsunuz!

Etiketler :
İLGİLİ HABERLER