Manisadasondakika.com, manisahaberi, manisahaber ,  manisagündem, manisaajanhaberleri,  manisakazahaberleri, manisadadeprem,

Gediz Havzası Sit Alanı

Gediz Nehri, kendi adıyla anılan dünyanın en bereketli ovalardan birine ev sahipliği yapar. Coğrafi olarak Gediz, İç Batı Anadolu’daki Murat Dağlarından, volkanik kayaların arasından çıkan derelerle beslenir, Şaphane ve Eğriboz Dağlarının sularının debisiyle çoğalır, sonra Uşak’tan ta İzmir körfezine dek geniş bir alanı kat eder.
İşte bu alanın Sarıgölden başlayarak Manisa’nın batı kısmına kadar uzanan ova, Gediz Ovasıdır. Uzunluğu 150 km ve genişliği 20 km. kadar bulur. Gözümüzde canlandırmak bakımından söyleyelim, bu bölge, Alaşehir, Akhisar, Salihli, Turgutlu gibi yalnız Türkiye’ nin değil, dünyanın en kaliteli üzüm beldeleridir.
…Ve daha birçok tarım ürünü, dünyanın en lezzetli tatlarıyla yine bu topraklarda yetişir.
Bunları söylüyoruz, bu kaliteli üzümler ve daha birçok tarım ürünü Gediz Ovasında yetişiyor yetişmesine de, toprak direnmesine rağmen Gediz’in adı uzun zamandır artık kirlilikle anılıyor. Geçen güz’ün yapılan tahlillerde dördüncü dereceden ‘kirli-su olduğu tespit edildi; aslında Demirköprü barajından su salınmadığı zamanlarda beşinci dereceden bir su kalitesine dönüştüğünü söylemiyorlar.-…
Bu dereceler ne anlama geliyor? Söyleyelim; dördüncü sınıf bir kirli su kullanılamaz anlamındadır.  Krom, fosfor, nitrat, kurşun gibi ağır metaller var içinde… Üstelik bu topraklarda sulama yapılmaz diye bağıranlara inat, sulama birliklerine ‘parayla’ buradan kanal açılıyor; sonra bu nehrin kenarında ıspanak, üzüm, domates- maydanoz üretiliyor-du!…
Son yıllarda Gediz’in temizliği konusunda gayretli çalışmalar yapılıyor. Üreticilerin Nehirden su çekmelerinin önünü almak kadar, kirletmemek; çevresindeki toprak kullanımında bazı koruyucu önlemlere dikkat edilmesini sağlamak da gerekiyor.
Mesela sulama göletleri açılıyor, yer altı sularına kontrol getirilmeye çalışılıyor; özellikle Manisa Büyükşehir Belediyesi’ nin, MASKİ, atıksu kolektörlerinin açması önemli bir hizmete karşılık geliyor; dere ıslahı yapılıyor… vs vs…
Bunlar yeterli mi? Hayır; ayrıca bölgedeki zeytincilik tesislerinin bulunduğu bölgelere karasu bırakılmasının önüne geçmek de lazım ki, önemli bir sorun bu. Başka? Üreticilerin ovanın sağlıklı toprak kullanımına dikkat etmesi, mesela organik gübre kullanılması; zirai ilaçların doğru bir şekilde yapılması gerekiyor…
Daha pekçok dikkat edilmesi gereken kurallar yazabiliriz. Ama bu bölgede özellikle yapılaşmanın da kontrol edilmesi gerekiyor; binalaşma yanında oto yan sanayilerdeki yağ, kaynak atığı, metal oksitlenme yayan kirleticilerin de dikkatle izlenmesi gerekiyor.
Bu kadar geniş bir bölgede tek-tek idari kontrollerle bu iş gider mi?… İşte bu sıkıntıya bir çözüm için bir zaman, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Koruma Genel Müdürlüğü eylem planı hazırlandı… – Buna göre önce Türkiye havzası 25 bölüme ayrıldı; sonra ayrı ayrı Havza Yönetimi teşkil edecek; Eylem Stratejisi belirlenecek; yapılması gerekenler kanun tarafından desteklenerek çözüm sürecine girilecekti.
Tabii her şeyden önce su kanunu çıkarıldı, uygulanacaktı. Bu neden önemli?… Şundan su Kanununun altında yönetmelikler var, yönergeler var; bunların esaslı bir yönetime dayanması için sorumluluk ve yetkilerin belli olması lazım… Bunun tek elde toplanması lazım.
Yakın zamana kadar havza bazlı yönetim ile İdari birimler arasında yetki tescilinde sıkıntılar vardı; hadi bu da giderilme yönünde diyelim…
Fakat başka bir konu daha var; hangi bölgeyi bu yetkiye ve korunma sahasına alacaksınız; yani Havza’ nın harita sınırları ne olacak…
İşte baştan söylediğimiz coğrafi sınır ile ovanın sınırı bu nedenle önemliydi.
İşte bu ‘sınır’ Tarımsal Sit Alanı olarak belirlecek! Yani tarım arazisinin yapısının değiştirilmesine yönelik girişimlere müsaade edilmeyecek…
Mesela ovada güneş enerjisi santrali kurmak isteniyor; tabii ilk olarak santralin kurulacağı alana dönük rapor isteniyor. İşte bu arazinin tarım arazisi dışında olması isteniyor; ve elbette moloz dökümü, inşaat izinleri; işletme izin belgelerinde de aynı hassasiyet geçerli.
Keşke Gediz’in ıslahı için alınan bu toprak koruma kanunu daha önce çıksaydı, diye düşünüyoruz; bu karar yıllar önce alınsaydı Gediz bugün ki gibi delik-deşik olmazdı!
Ancak maden bu aşamaya yeni gelinde o halde hemen uyarımızı yapalım: Toprak Koruma Kanununa bağlı olmak üzere Gediz Ovasının SİT alanı olarak tanınmasının yasal çerçevesi henüz çıkmadı; konu Bakanlar Kuruluna intikal ettirildi.
Bir an önce bu yasanın çıkmasını bekliyoruz.
19 Eylül 2016 - 18:50 'de eklendi ve 1607 kez görüntülendi.
Etiketler :
12.05.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ 12.05.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ
30.04.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ 30.04.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ
23.04.2018 TARİHLİ  MANİSA’DA  SON DAKİKA GAZETESİ 23.04.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ
19.04.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ 19.04.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ
13.04.2018TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ 13.04.2018TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ
22.03.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ 22.03.2018 TARİHLİ MANİSA’DA SON DAKİKA GAZETESİ
SON DAKİKA HABERLERİ
google5ddbd6b0541026f5