DAĞCI ENGİN KONGAR VE BEDRİYE AKSAKAL

DAĞCI ENGİN KONGAR VE BEDRİYE AKSAKAL

Bugünlerde bir Dağ tırmanışının gazete haberine dönüşmesi pek rastlanılan bir durum değil; tıpkı Manisa’ nın Hür-ışık’ ında 1955 tarihinde yayınlanan şu notta olduğu gibi: ‘’Şehrimiz dağcıları bu sene döviz meselesinden dolayı çıkamadıkları Alp Dağlarına seneye tırmanabilmek için antrenmanlarına hızla devam etmektedir. İlk grup halinde çalışan dağcılarımızın İstanbullu olup, Teknik Üniversite’si öğrencisi bulunan şehrimiz Dağcılık Kulübü’ne kayıtlı beş üyesi Ağrı’ya tırmanmak üzere İstanbul’ dan yola çıkmışlar ve 8 Ağustos’ ta hareket eden bu kafileden bugün gelen telgrafa göre başarılı bir tırmanıştan sonra zirveye ulaşmışlardır. Aslen İstanbullu olup da üye bulundukları şehrimiz dağcılık kulübü adına Ağrı’ ya çıkan gençler şunlardır. Engin Kongar, Mihal Hiriditis, Atilla Milla, Yani Hiriditis, Leondi Arslanoğlu’ dur.’’ Şu kısacık gazete haberi üzerinden bile Cumhuriyet rejimin yurttaşlık ve uygarlık tasarımı üzerine pekçok şey konuşulabilir; mesela Hiriditis, Milla’ların yanında Kongar’ları biraya getiren kimlikler üzerinden ortak vatandaşlık duygusunun güçlendirilmesini bir ‘medeniyet’ ölçütü olarak görebiliriz. Bunun bir adım ilerisinde, sporla ilgili olarak da, insanların din, sosyo-kültürel yapı, fikir, düşünce, mezhep, etnik site ayrımı olmadan doğaya karşı mücadeleci rekabeti, kardeşlik özverisiyle biraraya getiren bir dayanışmadan söz edebiliriz. Çünkü dağ tırmanışında grubun en yavaş ilerleyen kişiye göre ve eksikliklerin giderilmesinde hiçbir kişisel menfaat olmadan planlanması gerekir. Mesela kayaların oyuklarına çengel takılırken, ya da birbirine halatla bağlı kafileden birinin ayağının kayması, çıpanın, kelepçelerin sağlama alınmaması, birbirinin hayatla bağını koparabilir. İşte bu nedenle ortak bir ‘hayatta kalma duysuyla’ yükseklere tırmanma enerjisinin dile getirilmesi ayrıca önemlidir; öte yandan, Dağ sporu bireysel dayanıklılığı gerektirdiği kadar, yaşadığımız dünyanın sportif bir enerjiyle gözlemlenmesi ve tanıtılmasını sağlaması açısından da önemlidir. İşte yukarıdaki gazete haberdeki isimlerden biri, Engin Kongar böyle bir yürüyüş esnasında Demırkazık Dağı’ nın batı yönünden zirveye tırmanırken düştü. Engin Kongar, Türkiye’ nin entelektüel dünyasında önemli bir yeri olan, bizce Düşünür vasfına sahip Emre Kongar’ın Ağabeyidir; kendileri, Ağabeyinin dağlardaki ölümünün hatırasını hâlâ yüreğinde hissettiğini anlatır. Aile içinde de bu acının atlatılması kolay olmamıştır; elbette ateş düştüğü yeri yakar; bu çok derin ve bir o kadar kişisel duyguyu bizlerin anlaması kolay değildir. Ancak Dağcılık sporunun idealizmini zihniyet dünyamızdaki kültürel kodlarına yerleştirmenin bir sosyal sorumluluğu da var. İşte Bedriye Aksakal ‘ın yazdığı ‘Türkiye’ nin İlk Dağcı Şehidi, Engin Kongar’ adlı eserini bu gözle okudum ben. Kitap 2016- Mayıs ayında çıktı; kaynak taramalarında çok ciddi emek harcadığı hemen belli oluyor. Zaten Bedriye Aksakal başlı-başına bir önemli bir insan; Manisa’ nın güzide kalemlerinden, Halk edebiyatının tanıtılmasında çok çaba harcayan, kültür mecrasında karınca misali çalışan, yerel zenginliklerimizi evrensel duygularla elekten süzen değerli bir yazın-düşünce insanı… Bedriye Abla’ nın, Engin Kongar’ın dağcılık serüvenlerini, aile hayatı, kişisel iletişimini yazıya dökerken nasıl emek harcadığını tahmin edebiliyorum, neredeyse bütün yıl kendilerini bu kitabın çalışmasına verdi. Sonuçta çok değerli bir kitap ortaya çıkmış. Kitabın içeriğinin resimlele zenginleştirildiğini göreceksiniz, işte bu işte de Haydar Aksakal Ağabeyimizin de çok ciddi bir emeği var. Bu eser hem bir biyografi özelliğine sahip, hem de Dağcılık Sporunun tarihine ışık tutacak bilgiler açısından önemli bir kaynak kitap… Fakat her şeyden önce, tüm bu kişisel ve sportif geçmiş yanında, Engin Kongar’la simgelenen idealizmin, zihniyet dünyamızdaki kültürel kodlarına yerleştirmenin sosyal duyarlılığını hissettiren bir kitap. Hem unutmayalım ki, Engin Kongar şehidimiz, Manisa Dağcılık Kulübü’ne kayıtlıydı. Bu açıdan yerel tarihimiz açısından önemli bir isimdir. Bedriye Aksakal’a, bu kitap vesilesiyle teşekkür ediyorum; okuyucularımıza yazdığı ‘Türkiye’ nin İlk Dağcı Şehidi, Engin Kongar’ eserini okumalarını tavsiye ediyorum.
15 Temmuz 2016 - 16:25 'de eklendi ve 1656 kez görüntülendi.
Etiketler :
İLGİLİ HABERLER