MANİSA'DA SONDAKİKA. COM  MANİSAHABERLERİ  MANİSAHABER MANİSAGÜNDEM MANİSAGÜNDEMİ MANİSA AJANS HABERLERİ  MANİSA KAZA HABERLERİ MANİSADA DEPREM MANİSASPOR  Manisa'da cinayet  Manisa'da taciz Manisa'da tecavüz  Manisa'da Trafik kazası   Manisa'da intihar  Manisa'da silahlı kavga

Diyarbakır’a Farklı Bir Bakış.. Öteki Diyarbekir

KÖŞE YAZARIMIZ SELÇUK ÖZDAĞ YAZDI

Diyarbakır’a Farklı Bir Bakış..   Öteki Diyarbekir

Hafta sonu Diyarbakır’da sivil toplum örgütlerini dinleme imkanı buldum. Terörle iç içe yaşayanları yerinde görmek ve dinlemek  olaylara Ankara’dan bakmakla Diyarbakır’dan bakmanın farkını gösteriyor. Kimi basın yayın organları terör olaylarını verirken tamamen örgüte teslim olmuş bir Diyarbakır portresi çiziyorlar. Oysa Diyarbakır’ın yüzde 95’inin Ankara’dan, İzmir’den farkı yok. İnsanlar günlük işleri ile meşgul. Terör nüfusu bir buçuk milyona  dayanan kentin sadece iki üç mahallesinde etkili. Onlar da peyderpey sökülüp atılıyorlar. Önümüzdeki günlerde daha sakin, daha huzurlu bir Diyarbakır’la karşılaşacağımızı söyleyebilirim. Bazıları durup durup sokağa çıkma yasağını eleştiriyor. Terör ve terör örgütü hakkında en küçük fikri olmayan,  kör bir düşmanlığa kilitlenmiş olanlar da bunu alkışlıyor. Bölgede görev yapanlara sordum, bunun başka yolu var mı, sokağa çıkma yasağı olmadan örgüt etkisiz hale getirilemez mi diye? Yetkililer bunun mümkün olmadığını aksi takdirde sivil kayıplarının artacağını belirttiler. PKK sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını halkı siper etmek, çatışmalarda sivilleri vurup bölgedeki propaganda üstünlüğü ile askerin polisin üstüne yıkmak istiyor. Bir yetkili Uludere olayını hatırlattı, Uludere olmasaydı belki örgüte yönelik operasyonlar kesilmeyecek, bugün farklı şeyler konuşuyor olacaktık. PKK sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını yeni bir Uludere yaratarak operasyonları durdurmak için istiyor. Çocuklar ölüyor kampanyasının arkasında da aynı mantık yatıyor. Çözüm sürecinden sonra  operasyonların başlaması  bölgede kaybolan devlete güvenin yeniden dönüşüne zemin hazırlamış. Konuştuğum her STK yetkilisi kararlılık istedi. Başa dönülmesi halinde bölgenin elden gideceğini, telafisi mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkacağını belirtti. Bir STK yetkilisi, ‘bir daha masaya oturursanız bir daha buraya gelemezsiniz, gelseniz de bizi bulamazsınız’ dedi. 2014 mahalli seçimlerinde HDP/DBP Türkiye genelinde toplam yüzde 6.1 oy aldı. 7 Haziran seçimlerinde birden bire oyunu 2 kattan fazla artırarak yüzde 13.2 oy oranına çıktı. Bunun nedeni, çözüm sürecinde örgütsel faaliyetlerin şehirlere odaklanması ve halkın yoğun propaganda altında devletin bölgeden çekileceğini düşünmesidir. Devlet gidecek PKK gelecek korkusu bütün siyasi dengelerin değişmesine vesile oldu. Bölgede karşı propagandanın görmediği, görmek istemediği bir sürü güzel iş yapılıyor. Terör örgütünün üstlendiği Sur mahallesinin nüfusu 24 bin. Olaylardan sonra 21 bin kişi mahalleyi terk etmiş. Devlet 300 kişiyi otellerde ağırlıyor. 16 bin yardım paketi dağıtılmış. Zarar eden 600 civarında esnafa 2 bin ile 5 bin TL arasında yardım yapılmış.. Siviller zarar görmesin, operasyonlardan dolayı duygusal bir kopuş meydana gelmesin diye her türlü tedbir alınmış... Nedense, PKK’lılar ölüyor diyemedikleri için çocuklar ölüyor diye bağıranlar işin bu yönünü görmüyor, görmek istemiyor. Bölgenin esas sorunu vatandaşın yoğun ve tek taraflı bir propagandaya maruz kalması... Sabahtan akşama kadar aynı sözleri duyan, aynı telkinler altında kalan bir topluluğun farklı bir siyasal tercih geliştirme imkanı olabilir mi? Onun için bölgede çok ciddi bir eğitim ve propaganda kampanyasının başlatılması gerekiyor. Örgüt kontrolünde olan Gençlik ve Destek evlerinin 2 aylık bir dönemde  52 bin kayıt almasına karşın devlete ait bir kaç destek evinin sadece 3-4 bin kayıt alması gençliğin kim ve kimlere bırakıldığını gösteriyor. Devlete ait destek evlerinin artırılması için büyük bir talep var. Halkın büyük ekseriyeti çocuklarının dağa çıkmasını heder olmasını istemiyor. Bu evlerin çoğaltılması örgütü gençliğin tek adresi olmaktan çıkaracaktır. STK temsilcileri, örgütün umutlarının kırılması ile birlikte ona bel bağlayanların da umutlarının kırılacağını, HDP ve PKK tabanında çözülmeler başlayacağını söylüyorlar. Onun için özerklik, öz yönetim, bölgeleşme gibi PKK’ya ait kavramların asla ağıza alınmaması gerektiğini belirtiyorlar. Türkiye zorlu bir dönemeçten geçiyor. Terör iktidarın bir sorunu değil iktidarı muhalefeti ile tüm Türkiye’nin bir sorunudur. Onun için bu meselede ortak tutumlar geliştirmek şarttır. PKK üzerinden iktidarla hesaplaşmaya kalkmak, muhalefeti devlet millet karşıtlığına götürmektir ki böyle bir muhalefet öncelikle yapanların sonunu hazırlar. Ülkenin bütünlüğü, milletin birliği üzerinde ihtilaf da muhalefet de olmaz. Terör er geç yenilecektir, el ele verirsek daha çabuk yenilecek daha az anne gözyaşı dökecektir.
16 Ocak 2016 - 21:34 'de eklendi ve 1510 kez görüntülendi.
19.07.2017 tarihli son dakika gazetemiz 19.07.2017 tarihli son dakika gazetemiz
12.07.2017 12.07.2017
05.07.2017 05.07.2017
21.06.2017 21.06.2017
14.06.2017 14.06.2017
07.06.2017 07.06.2017
SON DAKİKA HABERLERİ